DAVRANIŞ KONTROLÜ SAĞLAMA

           Davranış bireyin gün içerisinde yaptığı hareketlerdir. Özel eğitim açısından  davranışı tanımlarken, genel ifadelerle değil, açık ve gözlenebilir ifadelerle tanımlamak daha doğru olacaktır. Örneğin, evde eşyalara zarar verme davranışı için “çocuğum huysuz, yaramaz” ifadesini kullanmak doğru değil, bunun yerine “çocuğum evdeki cam eşyaları yere atıp kırıyor” demek daha açıklayıcı ve doğru bir tanımlamadır. Yine komutları yerine getiren çocuk için “çocuğum çok akıllı, uslu” demek yerine “evde kendisine söylenen komutları yerine getiriyor” demek daha doğrudur. Siz de çocuğunuzda gördüğünüz davranışları tanımlarken açık bir ifade kullanınız. Günlük hayatta çocuğunuzda gördüğünüz bazı davranışlar uygun (olumlu) ve kabul edilebilir, bazı davranışlar ise uygun olmayan (olumsuz) kabul edilemez davranışlar olabilir. Ancak çocuğun gösterdiği her olumsuz davranış problem davranış olmayabilir. Bir davranışa problem davranış demek için aşağıdaki soruların en az 2 tanesine “evet” demeniz gerekmektedir.

>  Davranış, yaşına göre uygun olmayan  bir davranış mı?,

>  Davranış, toplum içerisinde kabul edilmeyen bir davranış mı?

>  Davranış, şu anda gelişimini (dersi) engelliyor mu?

>  Davranış, ileride büyük problemlere neden olabilir mi?

>  Davranış, sürekli rutin olarak devam ediyor mu?

   Eğer çocuğunuzda gördüğünüz davranış için bu sorulardan en az 2 tanesine “evet” diyorsanız, o zaman  bu davranışa problem davranış diyebiliriz.  Şimdi çocuğunuzdaki problem davranışları sıra ile yazınız. Aynı zamanda çocuğunuzda gördüğünüz olumlu davranışları da sıralayınız.

>Çocuğumda gördüğüm Olumlu Davranışlar:

           1-

           2-

           3-

         >Çocuğumda gördüğüm Problem davranışlar:

           1-

           2-

           3-

    Yetişkinin, çocuğun davranışlarını yönetebilmesi için öncelikle “davranış kontrolünü” sağlaması gerekmektedir. Davranış kontrolünü sağlamak ise bir süreç gerektirir. Bu  süreçte kararlı,tutarlı bir davranış yaklaşımıyla, sistemli olarak ödül ve cezalara yer verilmelidir.

A-Ödül:Çocuğunuzun hoşuna giden yiyecekler, oyunlar, geziler ve sözlerdir. Ödül, gelişigüzel verildiği zaman bir anlam ifade etmez. Bu nedenle, ödüller mutlaka olumlu davranışların hemen arkasından verilmelidir ve o davranışı artırmalıdır. Eğer verilen ödül bir davranışın artmasına neden oluyorsa, bu ödül o davranış için pekiştireç özelliğini kazanmış olur. Bu durumda her ödül bir pekiştireç değildir demek yanlış olmaz. Ödülleri seçerken pekiştireç özelliklerinin olup olmadığına dikkat edilmelidir. Pekiştireçlerin kullanımı da sistemli olmalıdır. Hangi davranışı artırmak istediğinizden emin olmalısınız ki yanlış davranışların artmasına neden olmayınız. Çünkü, pekiştireçler sadece olumlu davranışları artırmaz, yanlış uygulandığında olumsuz, problem davranışlar da artabilir. Pekiştireçlerle olumlu davranışları artırma işlemine “olumlu pekiştirme” denir. Olumlu pekiştirmeye gün içerisinde sıkça başvurulmalıdır. Olumlu pekiştirme sürecinde genel olarak şu hususlara dikkat ediniz.

      Çocuğunuzun en çok tercih ettiği ödülü  pekiştireç olarak seçiniz,

      Çocuğunuzun olumlu davranışlarını belirleyiniz,

      Gün içerisinde, çocuğunuzun yaptığı güzel, olumlu davranışları görüp, mutlaka ödüllendiriniz (pekiştiriniz),

      Pekiştireçleri davranışın hemen arkasından ve tanımlayarak veriniz,

      Pekiştireçler eğer yiyecekse, azar azar vererek doyuma ulaşmasını engelleyiniz,

      Pekiştireç eğer etkinlik-oyun pekiştireci ise (oyuncakla oynama, tv. İzleme) süresini belirleyiniz,

      Tüm pekiştireçleri, sözel pekiştireçlerle (aferin, çok iyi..vb) birlikte veriniz.

B-Ceza: Çocuğunuzun hoşuna gitmeyen, ona itici gelen bütün durum ve davranışlar cezadır. Cezalar, olumsuz (istenilmeyen) davranışların hemen arkasından verilerek, o davranışların azalmasını sağlar. Ancak ceza kullanımı, çok sistemli ve planlı olmayı gerektirir.  Yanlış cezalar, istenmeyen davranışların artmasına da neden olabilir. Buradaki cezadan kasıt 2. tür cezalar denilen, sevdiği bir şeyden mahrum etme, görmezden gelme durumlarıdır. Çocuğunuzun yaptığı bir olumsuz davranış sonunda, onun çok sevdiği bir oyuncağını alma, kazandığı ödüllerden bir kaçını alma, gezi veya etkinliklere katılmasına izin vermeme şeklinde açıklanabilir. Ceza kullanımı için de şu hususlara dikkat edilmelidir.

-          Cezalar, istenilmeyen (olumsuz) davranışların hemen arkasından verilmelidir.

-          Cezalar, uzun süreli olmamalıdır,

-         Ceza verildikten hemen sonra, olumlu davranışlar görülmüşse anında   ödüllendirilmelidir.

-          Cezaların neden verildiği çocuğa söylenmelidir.

-          Cezaların hangi olumsuz davranışlar için kullanılacağı önceden tespit edilmeli ve sadece o davranışlarda kullanılmalıdır.

-          Cezalar gelişi güzel kullanılmamalı, programlı olmalıdır.

-          Ceza, her çocuk için farklı olabilir, bu nedenle sizin ceza diye düşündüğünüz davranışlar değil, çocuğunuz için ceza olan davranışlar kullanılmalıdır.

Uygulama örnekleri:

          Günlük hayatta, yukarıda belirtilen açıklamaları mutlaka uygulayınız. Çocuğunuzda davranış kontrolünü sağladıktan sonra, ona yeni becerileri öğretebilirsiniz. Ancak anne-babaların çocuğu ile iletişiminde, davranış hataları sıkça görülmektedir. Bu hatalar arasında, kararsızlık, problem davranış görülünce çocuğunun istediğini yapma, tutarsız davranma ve ödül ve cezaları bilinçsiz kullanma sayılabilir. Örneğin; tv seyretmek isteyen bir çocuğa, annesi önce “hayır, yemeğini ye, ondan sonra tv. izleyeceksin” der. Ancak çocuk ağlamaya başlar. Anne, susması için tv. Seyretmesine izin verir. Burada anne, çocuğunun ağlama davranışını bilmeden artırmıştır. Artık çocuk, ne zaman annesi karşı karşıya kalsa ağlayacak, annesi de yapmak zorunda kalacaktır. Oysa, böyle bir durumla karşılaşıp, tv. İzlemesini istememişseniz, çocuk ağlasa da, tv. İzletmemek, az bir süre yemek masasında oturtup, bir iki lokma yemesini sağlayarak tv. İzlemesine izin vermek daha doğru bir davranış olacaktır. Bazen, çocuk dikkat çekmek için yüksek sesle bağırır, istenilenin tam tersini yapar, bu durumlarda, genellikle anne-baba sürekli uyarılarda bulunur. Örneğin: koltukta otururken, çocuk birden bağırır babası, “ne yapıyorsun? Sessiz otursana, bağırma..vb” der. Çocuk bir süre susar, ancak kısa süre sonra yeniden bağırır. Baba bu durumda daha da sinirlenir, yüksek sesle çocuğu uyarır. İlerleyen zamanlarda bu davranış daha da şiddetlenir. Oysa, baba, çocuğun  istediği gibi davranmış, onunla ilgilenmiştir. Yani çocuğun bağırma davranışını bilinçsizce artırmıştır. Bu durumda, babanın tepkide bulunmaması, çocuk hiç bağırmıyormuş gibi davranması ve çocuğun sessizce oturduğu anlarda “aferin oğluma  vb” sözlerle pekiştirmesi, kısa aralıklarla ona görevler (kumandayı ver, su getir  vb) vermesi, bu davranışın ortadan kalkmasına fırsat verecekti. Öyleyse; çocuğunuzdan yapmasını istemediğiniz davranışların olmaması için, sürekli uyarılardan (yapma, etme ..vb) kaçınmak, güzel davrandığı zamanlar onunla ilgilenip övgülerde bulunmak gerekmektedir.

Ailelerde yaşanan diğer bir sorun ise olumlu ifadelerin çok kullanılmamasıdır. Olumsuz ifadeler (hayır, atma, yatma, zıplama..vb) çocuğun ne yapmaması gerektiğini açıklar, ancak sonra ne yapacağını açıklamaz. O halde şunu yapma deme yerine bunu yap ifadesini kullanmak daha sağlıklıdır. Örneğin: elindeki bardağı yere atan bir çocuğa, anne-babalar, genellikle atma, hayır vb. tepkilerde bulunurlar. Oysa bunun yerine, bardağı çocuk atmadan, “masaya koy” demek daha doğru bir davranıştır. Çocuk bardağı masaya koyduğu anda ödüllendirmek bundan sonra masaya koyma davranışını artıracaktır.

Bazen de, anne-babalar çocuğuna karşı tutarsız davranır. Örneğin; bir anne ocuğuna; “eğer bu gün çok uslu olursan, akşam sana dondurma alacağım” der. Çocuk o gün çok uslu davranır. Ancak anne verdiği sözü unutur veya çocuğa “dondurma yok ama yarın söz alacağım” der. Bu tür davranışlar, çocuğun beklentisini kırar ve anneye inanmaz. Anne bundan sonra doğru da yapsa, çocuğunu kontrol etmede zorlanacaktır.

Sonuç:

Çocuğunuzun davranışlarını kontrol etmek için şu hususlara dikkat ediniz:

    -Çocuğunuza kararlı ve tutarlı olduğunuzu göstermek için, basit komutlar verip, yapmasını sağlayınız ve mutlaka ödüllendiriniz.

     -Çocuğunuz verilen komutları yapmak istemez ve direnir ise, elinden sıkıca tutup görevi siz yardımla yaptırıp, sonra ödüllendiriniz. Bu küçük çatışmalardaki üstünlük, daha sonra büyük çatışmaların ortaya çıkmasını engelleyecektir.

      -Çocuğunuzu sadece problem davranışları yaparken değil, olumlu davranışları yaparken görüp, onunla ilgileniniz, ödüllendiriniz,

     -Çocuğunuz istediğini yaptırmak için çeşitli problem davranışlar sergileyecektir, bu durumda kesinlikle, bu davranışların arkasından isteğini yerine getirmeyiniz. Bunun yerine, ona küçük işler verip, o işi yaptıktan sonra isteğini yerine getiriniz.

     -Her gördüğünüz olumsuz davranışı cezalandırmayınız. Sadece üzerinde çalıştığınız davranışlar da cezalar kullanınız.

     -Çocuğunuza söylediğiniz bir şeyi, verdiğiniz bir sözü mutlaka yapınız. Eğer söylediğinizi yapmazsanız, çocuğunuz size güvenmeyecek, ödüller de etkili olmayacaktır.

    -Aile içerisinde anne-baba olarak çocuğun davranışlarına aynı bakınız, aynı tepkide bulununuz. Anne farklı, baba farklı davranmamalıdır.

Tüm bu açıklamalar, çocuğunuzun günlük hayatta sizzin söylediklerinizi yerine getirmesine, problem davranışların azalmasına fırsat verecektir. Ancak, öncelikle mutlaka plan ve program çerçevesinde davranmalısınız. Bu açıklamalar ancak bir program olursa etkili olabilir.